hayata dair her şey..

hayata dair her şey..


27 Şubat 2013 Çarşamba

Duygusal Hikayeler..

 
 
 
 
ANNE GÖZÜYLE GÖRMEK
 
    Küçük kız, kendini bildiği günden beri annesinden büyük bir şefkat görmüş ve ondan duyduğu sözlerle, pamuk prensesten daha güzel olduğuna inanmıştı. Ona göre; nur yüzlü ve badem gözlüydü. Bir tanecik yavrusuydu her zaman. Ama ilkokula başlayınca işler değişti. Arkadaşları onun hiç de güzel olmadığını, hatta çirkin bile sayıldığını söylemekteydi. Küçük kız, ilk önceleri onlara inanmadı çünkü herkes birbirini kıskanıyordu. Ama bir kaç yılda gerçeklerle yüzleşti. Annesinin bir pamuğa benzettiği yüzü, çiçek bozuğu bir cilde sahipti. "Badem" dediği gözleri ise şaşıydı. Vücudu da bir serviyi andırmıyordu. Demek ki, annesi onu aldatmış ve yıllar yılı çekinmeden yalan söylemişti.
    Genç kızın anne sevgisi, kısa bir süre sonra nefrete dönüştü. Evlenme çağına gelmiş olmasına rağmen yüzüne bakan yoktu. Üstelik de gözleri, bütün tedavilere rağmen düzelmiyordu. Genç kız, doktorların gizlice yaptığı konuşmalardan kör olacağını anladığında çılgına döndü ve kendisini hâlâ çocukluk yıllarındaki ifadelerle seven annesinin bu yalanlarına dayanamayıp evi terk etmeye karar verdi. Fakat annesi, uzak bir yerde iş bulduğunu söyleyerek ondan önce davrandı ve kazandığı paraları bir akrabasına gönderip, kızına bakmasını rica etti. 
    Genç kız bir süre sonra görmez oldu. Karanlık dünyasıyla baş başaydı. Bu arada annesini hiç merak etmiyordu. Yalancıydı annesi, ölse bile bir kayıp sayılmazdı. Bir gün doktorlar, uygun bir çift göz bulduklarını söyleyerek kızı ameliyat ettiler. Ancak o, gözünü açtığında yine aynı yüzü görmekten korkuyordu. Fakat kör olmak zordu. En azından kimseye yük olmazdı. Genç kız, ameliyat sonunda aynaya baktığında, müthiş bir çığlık attı. Karşısında bir dünya güzeli vardı.
    Gerçekten de harika bir kızdı gördüğü. Yüzündeki bozukluklar tamamen kaybolmuştu. Çok kemerli olan burnu düzelmis, kepçe kulakları normale dönmüş ve yaban otlarını andıran saçları, dalga dalga olmuştu. Genç kız, yanındaki yaşlı doktora sevinçle sarılarak;
"Sanki yeniden dünyaya geldim!" dedi. "Yüzümde hiçbir çirkinlik kalmamış, estetik ameliyatı siz mi yaptınız?"
Yaşlı doktor: "Böyle bir ameliyat yapmadık kızım!." diye gülümsedi. Annenin bağışladığı gözleri taktık. Sen, onun gözünden gördün kendini!."


Cüneyd Suavi
 
Sevgilerimle,
 
 
 
 
 
 
 
 

22 Şubat 2013 Cuma

Muhteşem Üçlü..




   Çocukluğumuza ait büyük bir resim vardır anılarımızda. Ne kadar zaman geçse de üzerinden, daha dün gibi hatırlarız o resmin her köşesini. Benim çocukluğuma ait resmimde kış geceleri önemli bir yer kaplar. Hatırlarsanız bir önceki yazımda kar, soba, kestane ve ıhlamurun anılarımdaki yerinden ve öneminden sizlere bahsetmiştim.
   Bir de kış deyince aklıma şu muhteşem üçlü gelir; boza, tarçın ve sarı leblebi. Nasıl güzel bir lezzettir, tadına doyum olmaz. Boza bize özgü bir içecek olmamasına rağmen; o kadar uzun zamandır (hatta en eski)  Türklerin hayatında ki artık bizden bir tat olduğunu söyleyebiliriz.
   Çocukluğumda bizim evde kış gecelerinin olmazsa olmazıydı boza. Annem çok severdi gerçi hala da öyle. Onun için babam sık sık alırdı. Bazen de boza içmeye Vefa’ya giderdik. Özellikle kar yağdığı zaman gece yürüyüşlerine çıktığımızda boza içmeden eve dönmezdik.

   Soğuk kış gecelerinde, sokaklarda “Bozaaa vefanii bozaaa” diye bağıran emektar boza satıcılarını anmadan geçmek istemiyorum. Ben çok küçükken onların sesini duyduğumda korkardım. Gece vakti sokakta bir adamın neden bağırdığını algılamaya çalışırdım o çocuk halimle. Daha sonraları hayatımızın bir parçası haline geldiler. Artık onların sesini duyduğumda korkmuyordum aksine orda oldukları için seviniyordum. Benim için, belki de hepimiz için bir sembol oldular. Boza deyince aklımıza hep onlar gelir. Ama günümüzde yok denecek kadar azaldıkları için o döneme ait bir değer olarak anılarımızda yaşıyorlar.
   Güzel günlerdi; yaptığımız her şeyin bir seremonisi ve anlamı vardı. Şimdilerde artık kalmayan çok özel değerlere sahiptik. Onun için o günleri, çocukluğumu çok özlüyorum.




 Sevgilerimle,
Funda Dikmen








12 Şubat 2013 Salı

Önemli ve Özel..




http://www.ekinradyo.com/News.html




SEVGİLİ DOSTLARIM, 
SİZE BİR DUYURU YAPMAK İSTİYORUM!!!!!!
BUGÜN RADYO EKİN'DE (94.3) 15:00-17:00 SAATLERİ ARASINDA
KARAKIZ ÖZLEM KENDİ PROGRAMINDA, BENİM "ESKİDEN KIŞI SEVERDİM" BAŞLIKLI YAZIMI OKUYACAK, DİNLEYİCİLERİYLE PAYLAŞACAK..
SİZLERDE O SAATTE PROGRAMI DİNLER VE BENİ YALNIZ BIRAKMAZSANIZ ÇOK SEVİNİRİM..
HEPİNİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM..
SEVGİLERİMLE,
FUNDA DİKMEN 



http://www.ekinradyo.com/News.html