hayata dair her şey..

hayata dair her şey..


3 Ocak 2013 Perşembe

Eğlence




21.12.2012

GÜNÜN KARİKATÜRÜ
GÜNÜN FIKRASI

Zencinin biri Türkiye' ye gelecekmiş.
Gelmek üzere yola çıktığında pasaportunu kaybettiğini anlamış.
Üzgün üzgün yürürken yerde bir pasaport bulmuş.
Üzerinde Leonardo Di Caprio yazıyormuş.
Çaktırmadan pasaportu atmış cebine düşmüş yola.
Kapıkule' ye geldiğinde gümrük memurları Temel ve Dursun zenciye
pasaport sormuşlar.
Zenci yerde bulduğu pasaportu Temel' e vermiş.
Temel uzun uzun pasaporta bakmış.
Sonra zenciye bakmış, dönüp Dursun' a sormuş:
- Ula Dursun, Titanic Battı mıydıı, Yandı mıydıı....




**************************************************************************



19.12.2012

GÜNÜN KARİKATÜRÜ


GÜNÜN FIKRASI

Temel'e gazeteciler sormuş:
"Son günlerde benzine gelen zamlara ne diyorsunuz? " Temel:
"Valla penum için farketmez ben hep 10 milyonluk alayrum."



************************************************************************


07.12.2012

GÜNÜN KARİKATÜRÜ
GÜNÜN FIKRASI
Temel üniversite sınavına girmiş. Her soruda yazı tura atarak cevapları vermiş. İki saat sonra öğrencilerin çoğu sınav kağıdını verip salonu terk etmiş, Temel hala yazı tura atıyor. Öğretmen gelip başına dikilmiş:
- Temel hepsini yazı tura atıyorsun, hala bitiremedin mi?
Temel:
- Hocam bir saat önce bitirdim ama cevaplarımı kontrol ediyorum.



**************************************************************************

06.12.2012

GÜNÜN FIKRASI

Renkli kişiliği ve düşük not vermesi ile öğrencileri arasında özel bir üne sahip olan felsefe öğretmeni, sınav yapacağı gün öğrencilere, önce kâğıt ve kalemlerini hazırlamalarını söyledi, sonra da sandalyesini kaldırıp masanın üzerine koydu.
Sonra:
"Sınav sorumu soruyorum" dedi. "Bu sandalyenin var olmadığını
kanıtlayınız."
Sıfırcı felsefe öğretmeni, sınav kâğıtlarını okuduktan sonra, bu konudaki ününe gölge düşüreceğini bilmesine rağmen, hayatında ilk kez bir öğrencisine yüz üzerinden yüz vermek zorunda kaldı.
Öğrencinin sınav kâğıdında yalnızca şu iki sözcük yer alıyordu:
- Hangi sandalyenin?




**************************************************************************



02.12.2012

PAZAR KARİKATÜRÜ

GÜNÜN FIKRASI

Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış.
Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış.
-"Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar. O da
-"Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane: Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş. "Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki."
Sıra Fransız'ın valizine gelmiş; açmışlar bakmışlar 8 tane don.
-"7'yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız
-"Pazartesi, Salı, Çarşamba... Her gün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş.
-"Vay be! Adamlardaki temizliğe, medeniyete bak!" demiş görevliler.
Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don.
-"Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar:
-"Neden 12 adet?"
Bizimki cevap vermiş:
-"Ocak, Şubat, Mart,.."




*************************************************************************



29.11.2012

GÜNÜN KARİKATÜRÜ
GÜNÜN FIKRASI
Amerika'da bir asker, arkadaşı ile yolda giderken elindeki çakısı ile oynarken parmağını kesti. Az ötede bir dispanser vardı.
Asker ;
"- Ben şurada pansuman yaptırayım." dedi.
İçeri girince karşısına iki kapı çıktı.
Birinde "Hastalıklar", ötekinde "Yaralar" yazılı idi.
"Yaralar" kapısından girdi. Yine önünde iki kapı.
Birinde "Kemik", ötekinde "Yumuşak Doku" yazıyordu.
"Yumuşak Doku" kapısından girdi. Yine iki kapı.
Birinde "Önemli", ötekinde "Önemsiz" yazıları vardı.
"Önemsiz" kapısından girince kendini sokakta buldu.
Dışarı çıkınca arkadaşı sordu ;
"- Nasıl, iyi baktılar mı?"
"- Hayır, ama teşkilat mükemmel!.."
**************************************************************************
28.11.2012

GÜNÜN FIKRASI

Temel ile Dursun Sultanahmet' te
gezinirken bir turist gelip kendilerine bir adres sorar.

Turist İngilizce , Almanca , Fransızca sorar ;
fakat bizimkiler anlamaz... Temel :
-Ula Dursun bir yabancı dil öğrenemedik gitti, der.
Dursun :
-Ula neye yarayacak ki bak adam üç
dil biliyor yine derdini anlatamıyo.




*************************************************************************



25.11.2012
PAZAR KARİKATÜRÜ


GÜNÜN FIKRASI

Zararsız bir deli ile bir general bir handa aynı odada misafir olurlar.
Deli hancıya sabah erken yola çıkması gerektiğini söyler ve sabah ezanında uyandırılmasını rica eder.
Hancı deliyi istediği vakitte uyandırır. Karanlıkta giyinmeye çalışan deli yanlışlıkla generalin elbiselerini giyer ve yola koyulur.
Epey yol katettikten sonra ortalık aydınlanınca üzerindekileri fark eder. Şöyle söylenir:
"Vay aptal hancı! Benim yerime generali uyandırmış!"




***********************************************************************



23.11.2012

GÜNÜN KARİKATÜRÜ
GÜNÜN FIKRASI
Bir gemiye İngiliz, Alman ve Laz kaçak olarak binerler. Gemi diğer limana vardığında askerler tarafından yoklama yapılır. Kaçaklar hemen birer çuval bulup içine girerler. Askerin tekmesini yiyen alman ;
-miyaaaav diye bağırır, asker kedi sanarak kontrol etmez.
İngiliz köpek sesi çıkarır oda paçayı yırtar.
Sıra bizim laza gelir. Tekmeyi yiyen laz hemen bağırır ;
-PATATEEEES...


**********************************************************************
19.11.2012

GÜNÜN KARİKATÜRÜ


GÜNÜN FIKRASI

Bir Amerikalı ile Japon safariye çıkmışlar.
Her ikisi de son teknolojik silahları ile birbirlerine nazire yapmak için yanlarına almışlar.
Derken uzakta bir aslan görünmüş.
Amerikalı lazer tüfeğini doğrultmuş ve aslana ateş etmiş.
Ama karavana.
Hemen Japon uydudan yönlendirmeli tüfeğini doğrultup ateş etmiş.
Fakat o da karavana.
Aslan bizimkileri farkedince üzerlerine doğru gelmeye başlamış.
Amerikalı bir yudum viski içip acı sonu beklemeye başlamış.
Japon hemen botlarını çıkarıp spor ayakkabılarını giymeye başlamış.
Amerikalı sormuş :
-Ne o, aslandan hızlı mı koşacaksın ?
-Yoo, senden hızlı koşsam yeter...




************************************************************************



16.11.2012

GÜNÜN FIKRASI

Erenlerden biri sabaha karşı, her zaman ki zurna durumuyla evine gidebilmek için olağanüstü çaba sarf ederken caminin yanında kazılı bir inşaat çukuruna yuvarlanır. Bir süre çukurdan çıkmak için debelenir, debelenir, başaramayacağını da anlayınca, başlar bağırmağa:

— Kimse yokmuuuuu!!
— Kimse yokmuuuu!!!!

Bir iki... derken, son seslenişini sabah ezanı için camiye gelmekte olan imama duyurabilir. Sesin geldiği yere yönelen imam:
— Kim var orda (!?!).
Baba eren:
- Çukura düştüüüm.. Çıkar beni buradan İmam efendiiii...
İmam:
— Vay! Seni sarhoş, seni ayyaş vay!!, Gördün mü ne hallere düştün? Seni oradan 2 şartla çıkartırım bilmiş ol!!
— Söyle imam efendi, ocağına düştüm!! Ne dersen yapıcam!!

İmam:
— Bir!!! İçkiye tövbe ediceeen, ağzına bir daha içki sürmiyceeeen!
— İki!! Namaza başlıyacaaan, her namaz vakti camiye geleceeen!!……………………………….
Derin bir sessizliği baba eren bozar:

— Başka kimse yok muuuuu!!!!



**********************************************************************



15.11.2012

GÜNÜN FIKRASI

Trafik polisi yoldaki arabalardan birini durdurur.

Trafik polisi :

Alkol aldık mı?

Şoför :

Aldık ama daha başlamadık




************************************************************************



11.11.2012

GÜNÜN FIKRASI

Köyün birinde bir çukur varmış ve herkes bu çukura düşerek yaralanıyormuş. Köyün ileri gelenlerinden 3 kişi toplanmış.
Birincisi:
-Çukurun yanında bir ambulans beklesin hastahaneye çabuk yetiştiririz. Demiş.
İkincisi:
-Çukurun yanına bir hastahane yaptıralım düşenlerin hastahaneye yetişmesi zaman almaz demiş.
Sıra Temele gelmiş:
-Sizde hiç akıl yok ;

Bu çukuru kapatalım hastahanenin yanına bir çukur açalım demiş.



************************************************************************



08.11.2012

GÜNÜN FIKRASI

Alman,Fransız,İngiliz ve Temel Küçük bir uçakta seyahat ederlerken yardımcı pilot heyecanla gelerek
-"Bakın büyük bir sorunumuz var,uçağın motoru arızalandı ve düşüyoruz.Bu yüzden uçaktaki yükü hafifletmemiz lazım.İçinizden birisi kendini feda etmek zorunda" deyince .
Herkes birbirinin yüzüne bakmaya başladı.Kısa bir sessizlikten sonra Alman gururla ayağa kalkarak ;
-"Çok yaşa Almanya" diyerek bağırdı ve kendini aşağı attı.
Fakat on dakika sonra yardımcı pilot gelerek aynı şeyleri söyledi.Bu sefer Fransız gururla ayağa kalktı ve
-"Çok yaşa Fransa" diyerek kendini aşağı attı.
Fakat biraz sonra yardımcı pilot gene gelerek ;
-"Maalesef inebilmek için son bir kişinin daha kendini feda etmesi gerekiyor" dedi.

Temel ve İngiliz bir müddet birbirlerine baktılar ve Temel gururla ayağa kalkarak ;
-"Çok yaşa Türkiye" diye bağırdı ve İngilizi tutup aşağı attı.




************************************************************************



04.11.2012
 
PAZAR KARİKATÜRÜ

GÜNÜN FIKRASI

İki sarhoş mezarlığın duvarına yaslanmış içiyorlarmış,
birden karşıdan bir cenaze görünmüş.
Sarhoşlardan biri merak edip, gidip sormuş:

-"Nesi vardı? Neden öldü?"

-"Bu adam hep içerdi, hep sarhoş gezerdi, ayyaşın biriydi!" cevabı üzerine,
arkadaşının yanına gidip,

-"O da bizim gibi çok içiyormuş" der. Korkan iki arkadaş içmeye ara
verirler.

Beş dakika sonra başka bir cenaze görünür köşeden, yine aynı sarhoş merak edip koşar cenazenin yanına ve sorar:

-"Neden öldü?"

-"Takdir-i ilahi, hiç içki içmez- sigara bilmez bir adamdı!" der beriki..
Sarhoş, koşa koşa arkadaşının yanına gelir:

-"İçelim anasını satayım! İçenle içmeyenin arasında 5 dakika fark var!"


GÜNÜN SORUSU

Kelaynakların nesli neden tükeniyor ?

Cevap : Bioxin icat olduğu için :)



***********************************************************************



03.11.2012

GÜNÜN FIKRASI

Kayserili birisine sormuşlar iki kere iki kaç eder diye;
O da:
-Alacaklı mıyım verecekli mi? demiş.


GÜNÜN SÖZÜ

Ünlü bir üşenirin dediği gibi "BOŞVER"

GÜNÜN SORUSU

Üç japon sırayla uçaktan atlarsa ne olur ?

Cevap : Japonlar ölür sırada parçalanır :)



***********************************************************************



28.10.2012

GÜNÜN FIKRASI

Dursun, saatlerin geri alınacağını duyunca, evdeki tüm saatleri toplayıp Saatçi Temel'e gider.
- Ula Temel, saatler geri alunacakmiş.
Biz de evdeki saatleri senden aldiğımız için sana getirdik.

Bunlari geri alacaksun.
Temel kendinden emin bir şekilde:
- Öyle yağma yok.
Ben de duydum ama bir saat geri alınacakmış bir tanesini alırım ama diğerlerini almam.



GÜNÜN FIKRASI

Adam trafikte "alçaktan uçarak" giderken polise yakalanır... kenara çeker arabadan iner:
- Buyrun Memur Bey!
- Beyefendi aşırı hız yaptığınız için sizi durdurmak zorundayım, ehliyetiniz lütfen?
- Ehliyetim yok, son yaptığım kazada ehliyetime el koydular Memur Bey.
- Peki aracınızın ruhsatını görebilir miyim?
- Araba benim diil Memur Bey çaldım ben bu arabayı.
- Anlamadım nasıl yani, siz bu arabayı çaldınız, öyle mi???
- Evet Memur Bey, aa durun bi dakka torpido gözünde ruhsat olucaktı, silahımı oraya koyarken ruhsat gibi bişi gördüm galiba....
Polis iyice şaşırır:
- Torpido gözünde silah mı var?!?!?!!?!?!?
- Evet Memur Bey, bu arabanın sahibi kadını vurduktan sonra cesedi bagaja koydum silahı da torpido gözüne koydum...
- Bİ DE BAGAJDA CESET Mİ VAR?!?!?!!?!?!?!?!?!?!
- Evet Memur Bey...
Trafik polisi bunu duyar duymaz amirini arar, arabanın etrafı bir anda polislerle dolar ve adamı sorguya alırlar.... Ekipler amiri adamın ehliyetini ister, adam ehliyetini çıkarır ki ehliyet geçerli temiz hiçbir anormallik yok.. Bunun üzerine adamın ruhsatını ister, adam çıkartır ruhsatı da verir, ekipler amiri yine bakar ki araba adama ait.. Derken adamdan torpido gözünü açmasını ister, adam açınca ortaya çıkar ki orada da silah falan yok... Ekipler amiri bir de bagaja bakmak ister adam bagajı açar orada da ne ceset ne bişi yok.. Bunun üzerine ekipler amiri 'Çok garip' der....
'Sizi durduran memurun anlattığına göre bu arabanın bi kadına ait olduğunu söylemişsiniz, kadını öldürüp cesedi bagaja, silahı da torpido gözüne koymuşsunuz...'
Adam güler:
'İnanamıyorum... O şimdi benim için 'aşırı hızlı gidiyordu' da demiştir....'









31 Aralık 2012 Pazartesi

GÜLE GÜLE 2012.. HOŞGELDİN 2013..

Küçük Bir Dokunuş Ailesi Olarak Yeni Yılınızı Kutluyoruz


HOŞÇAKAL

BİR SENE ÖNCE BERABERLİĞE ADIM ATARKEN, MUTLULUKTAN ADETA HAVALARA UÇUYORDUM... BİRLİKTE YAŞAYACAKLARIMIZI DÜŞÜNÜP NE HAYALLER KURMUŞTUM.. İLK GECEMİZİ HATIRLIYOR MUSUN?? NE KADAR EĞLENMİŞTİK.. SENİNLE TANIŞMAMIZDAN BU YANA, HAYATA DOLU DİZGİN BİR GİRİŞ VE GELECEĞİMİZ HAKKINDA PLANLAR YAPTIK , SÖZLER VERDİK. EH.. BAHAR İÇİN VERDİĞİN SÖZDE DURDUN SAYILIR, O KONUDA HAKKINI YİYEMEM.. DÜĞÜN DERNEK İŞLERİNDE ÇOK MUTLU ETTİN BENİ.. GÖZÜMÜN ÖNÜNE GELİYOR DA ŞU AN.. EVET EVET GERÇEKTEN MUTLUYDUM.. YAZ GELDİĞİNDE BİRAZ BELLİ ETMİŞTİN ASLINDA, ARADA KAPRİSLER, TAVIRLAR.. ANLAM VEREMEMİŞTİM.. İNSANLIK HALİ, BENDEN SIKILMAYA MI BAŞLADI ACABA DİYE DE DÜŞÜNMEDİM DEĞİL HANİ.... SONRA.. SONRA ÇOK HIZLI GELİŞTİ HER ŞEY, AKLIMA GELMEYEN BAŞIMA GELDİ.. BİR ANDA BAŞKA BİR DÜNYADA YAŞAMAYA BAŞLADIM.. ÜZDÜN, AĞLATTIN, UYKUSUZ GECELERDE SABAHLATTIN.. KALBİMİ YERİNDEN FIRLAYACAKMIŞ GİBİ ÇARPMASINA NEDEN OLDUN.. SANA ÇOK KIZMIŞTIM BANA BUNLARI REVA GÖRDÜĞÜN İÇİN.. AFFEDEMEM DİYORDUM.. SEVİNCİMİ DOYA DOYA YAŞAMAMA İZİN VERMEDİN ÇÜNKÜ.. AMA BEN HAYALLERİMİN SENSİZ DE EN GÜZEL ŞEKİLDE GERÇEKLEŞECEĞİNE İNANIYORUM.. İYİ VE KÖTÜ GÜNDE DİYE BAŞLADIĞIMIZ BİRLİKTELİĞİMİZİ, MEDENİ İNSANLAR OLARAK,YİNE DE İYİ VE GÜZELDİ DİYEREK SANA ELVEDA DİYORUM 2012... HOŞÇAKAL...



Dağlar Kızı Reyhan










27 Aralık 2012 Perşembe


    Herkese Merhaba,

    İki ay önce cep telefonumdan beni aradılar. Bir tiyatro oyunundan bahsetti arayan kişi. Gitmek isteyeceğimi çok da memnun olacağımı belirttim. Aralık başında biletimi aldım. Oyuna daha üç hafta vardı. Sonunda heyecan ve merakla beklediğim gün geldi. Salı günü tiyatroya gittim. Her şey çok güzeldi. Salon, sahne, oyun ve en önemlisi oyuncular. Çok eğlenceli bir oyundu çok güldüm. Bu topluluğun bütün oyunlarını seyretmek için elimden geleni yapacağım. Sizlere de tavsiye ediyorum. Bence kaçırmayın, sonra üzülürsünüz..

AŞILAN ENGELLER SANAT TOPLULUĞU

Oyunun Adı : ACİL SERVİS

Oyunun Konusu : Acil servis konu itibariyle doktorların, hemşirelerin, hastabakıcıların ve hastaların arasında geçen bir takım trajikomik olayların mizansel bir dille anlatılmasıdır. 

Yönetmen : Melek ERZİNCAN

Genel Koordinatör : Kadir ERDOĞDU

Telefon : 0212 246 40 95
e-mail : info@bjkengelliler.com
Adres : Halaskargazi cad. No: 110 Kat:8
Osmanbey/Şişli
Şişli Belediyesi Zabıta Müdürlüğü Binası



Bakın kendilerini bizlere nasıl ifade ediyorlar;


Bizden Size...

Cesaret anlaması zor bir duygu...
O sahneye çıkmak için cesaret gösterilebiliriz biz ama mükemmeli hak ediyorsak sizler ve bizler, azmetmeliyiz... Biz, sahnede terk ederiz bedenimizi birer hayal oluruz, o hayalin içinde yeni bir "ben" buluruz.
Bütün dünya bir sahnedir ya hani... Bize verilen rol ise engelli... Ruh buna ne gücenir, ne bir an vazgeçeriz...Engel anlaması zor bir duygu... Bazen sadece kabullenmeli...
Hayat bir sahneyse; o büyük yaratıcı, en iyi oyuncuyu seçer yazdığı rollere ve biz bu rol için en iyi oyuncularıyız onun...
Belki bu engelli rolünü büyük bir gururla taşıdık kimimiz;
Belki de bisiklete binememiş, sokakta top oynayamamış, çamura bulanmamış, hiç uçurtma uçuramamış, koşmasına izin verilememiş, çok küçük yaştan beri durmayı, susmayı, gözyaşlarını içine akıtmayı öğrenip gülümseyen 8 genciz...
Tiyatro yaratıcılık ister, olmayanı var göstermek ister; bunu görmek hayal gücü gerektirir. Tiyatro hayal etmektir, siz de bizleri engelsiz hayal edin, çünkü öyleyiz... Tiyatro bir bütün olmaktır."Umuda Yolculuk" ekibi kimdir, anlamaktır. Biz karşımıza geçip, bizi beğeniyle alkışlayacağınızı hayal ederiz...
Tiyatro zor olsa da, bu işin ödülü büyüktür... Cesarettir, özgüvendir, beğenilmektir, ülkenin kalitesini anlatmak, kendin gibi insanlara destek olmaktır...
Tiyatroya, kimileri "Yaşamdaki olayları sahnede canlandırma sanatı" der; kimileri "İnsan varlığının tümünü yansıtan, yaratan, yaşatan sanat" der.
Biz tiyatroya "Köprü" diyoruz. Gönlümüzden gönlünüze...
Bir gün üzerinden geçebilirsek; işte o zaman bu köprü bizi özgür kılacaktır...
Seyirci koltuğunda oturup önce üzülerek bakacaksınız bizlere... Çünkü o ana kadar bu öğretildi sizlere...
Bedelini ödeyerek hayattan aldığımız dersleri sunacağız insanlara...
Bir gün siz de engelli olabilirsiniz diyenlere kulak asmayın ve bizimle olmaktan korkmayın... Tiyatronun ne denli zor olduğunu biliriz... Hüzünlü bir anda güldürebilsek yüzünüzü veyahut güldüğünüz yerde bir şeyler uyanırsa içinizde işte o an başardığımızı anlarız.
Düşünün, bu farklı bir hayat, hiç kolay bir şey değil.
Her zaman başkalarıyla aynı mı olmak  gerekir?
Hayalleriniz, bir şeyi yapıp yapamayacağını belirleyen asıl nedendir.
Seni sen yapan, belki de olmak istediğin yapan...
Ben, ben olmaktan korkarken; sahnede önce kendim, sonra başkaları oldum!
Bundan büyük bir mutluluk duydum... Ne olursa olsun, hayat; cesareti bedeninde taşıyıp, azimle aşmaktır tüm engelleri...
Engelli olmak acıklı değil, biraz buruk bir hikaye...
Belki bizim gibi, bir "Melek" çıkar karşınıza sizinde...
Görüp ön yargı üretmeyen, senin kim olduğunu "sana" soran biri...
Bize yeni bir hayatın, büyük bir dünyanın kapılarını açan, cesaretlendiren, öğreten, yüzümüzü güldüren biri...

Aşılan Engeller Tiyatro Topluluğu Oyuncuları...





























  Sevgilerimle,
Funda Dikmen