hayata dair her şey..

hayata dair her şey..


31 Aralık 2013 Salı











İYİSİYLE, KÖTÜSÜYLE, ACISIYLA, TATLISIYLA BİR YILI DAHA GERİDE BIRAKIYORUZ.. BİRÇOK ŞEY YAŞADIK ÜZÜLDÜK, SEVİNDİK, AĞLADIK, GÜLDÜK, BAŞARDIK, HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADIK, KAZANDIK, KAYBETTİK, SEVDİK, SEVİLDİK, REDDEDİLDİK, ÇALIŞTIK ÇABALADIK, HAYALLER KURDUK, GERÇEKLEŞTİRDİK, ERTELEDİK AMA HEP UMUT ETTİK.. 
2014 YILINDA HER ŞEYE YENİDEN BAŞLAYALIM YENİ HAYALLER KURALIM UMUDUMUZU CEBİMİZE KOYALIM VE YOLA ÇIKALIM.. BAŞARSAK DA BAŞARAMASAK DA DENEYELİM.. İNŞALLAH HEP MUTLU OLALIM.. HEP BERABER KARDEŞÇE YAŞAYALIM..
YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN.. 

FUNDA DİKMEN
KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ












28 Aralık 2013 Cumartesi









SENSİZ

Sensiz, kalbimin bir yanı hep yarım..
Sevmelerim,
Sevişmelerim,
Mutluluğum,
Gülümseyişlerim,
Hüzünlerim hep yarım..
Hiçbir şeyim tam değil
Yalnızlığım bile yarım..

Funda Dikmen


















18 Aralık 2013 Çarşamba









Gün gelir, bir sabah uyandığında
Bir bakarsın ki her şeyi unutmuşsun..
Dünü ve bugünü,
Sevinci ve hüznü,
Sevdiğini ve yüzünü..
Eğer çok istersen,
Kim bilir belki de olur..

Funda Dikmen














14 Aralık 2013 Cumartesi

Şiir Köşesi..




27.11.2013


Ben ne zaman
Öyle durup dururken
Öyle damdan düşer gibi
Açıp seni okumaya başlasam
Anlıyorum ki,
Bahar gelmiş
Anlıyorum ki,
Kaçmak sürüklenmek vakti
Dolaşmak galatada hisarda
Bırakmak işi gücü
Unutmak ekmeği tuzu
Çıkarıp potinleri
Denize daldırmak vakti
Yalın ayakları.
Ben ne zaman
Öyle durup dururken,
Öyle damdan düşer gibi
Açıp seni okumaya başlasam
Anlıyorum ki
Mahvolmuşum…

Orhan Veli Kanık









11 Aralık 2013 Çarşamba

Şiir Köşesi..









Sizde fazla mavi var mı?
Fazla bir gökyüzü?
Fazla bir cumartesi?
Fazla bir gülüş?
Sizde fazla bir hayat var mı?

Turgut UYAR













3 Aralık 2013 Salı

Sizden Gelenler..






YALNIZLAR RIHTIMI 

Dalgalar vurur sahile
Sessizlik kalır derinlerde
Yoksun yine yanımda
Beklerim seni yalnızlar rıhtımında...

Bütün gece sessizliğe büründü
Bulutlardan gözyaşı gibi yaşlar süzüldü
Duydum ki yaşananlar unutuldu
Yalnızlar rıhtımında...

Aşıklar demir atar
Sevdalar hayale dalar
Umutlar hep yarım kalır
Yalnızlar rıhtımında...

Öyle bir umut ki yaşananlar
Acıda tatlıda gelirse sevdiğin
Beklersin onu hep
Yalnızlar rıhtımında...

Yorgun Şair





















29 Kasım 2013 Cuma

Sizden Gelenler..




ÇAKMA YALNIZLIK

Günlerden Eylül,
Senin için açan çiçekler
Şimdi solmak için
Güneşin gitmesini bekler oldular..

Beklemekten yorulmaz ki hayat
Anca sen ve ben yorgunuz
Yoksa her bahar
Yeniden çiçek açar mıydı, bu topraklar?

Günlerden Eylül,
Çalıntı yalnızlıklarda
Yapayalnız olanların zamanı geçti..
Kimse inanmıyor artık onlara
Anca sen ve ben inanırız
Yoksa hayat asla inanmadı onlara..

Günlerden Eylül,
Bitecek birazdan gün
Ekimle buluşacağız,
Nasıl deli sevdalanacağız,
Nasıl deli seveceğiz birbirimizi kimbilir..
Bütün haşmetiyle çakma yalnızlıkları
Söküp atacak içimizden..

Derken ertesi gün Kasım
Yalnızlık yağacak gök kubbeden
Beyazı beyaz..
Kaplayacak içimizi bin pişmanlık
Yoksa biz seninle ikimiz mi, çakma yalnızlıktık?

NURCAN CABBAR SAKA








27 Kasım 2013 Çarşamba

Şiir Köşesi..




25.09.2013

Artık ne pencerem var seni koyacak.
Ne masam.
Sevgilim de yok bu şehirde.
Çiçek seni alıp ne yapsam?


Cahit Külebi




************************************************************************




17.09.2013

ANLARSIN

Bir gece habersiz bize gel
Merdivenler gıcırdamasın
Öyle yorgunum ki hiç sorma
Sen halimden anlarsın
Sabahlara kadar oturup konuşalım
Kimse duymasın
Mavi bir gökyüzümüz olsun
Kanatlarımız dokunarak uçalım
İnsanlardan buz gibi soğudum
İşte yalnız sen varsın
Öyle halsizim ki hiç sorma
Anlarsın..

Cahit Külebi











25 Kasım 2013 Pazartesi







SEVGİLİ DOSTLARIM İŞTE "SENSİZLİK" İSİMLİ ŞİİRİM.. DEĞERLİ DOST Radyocu Karakız IN GÜZEL VE DUYGULU SESİNDEN VE DEĞERLİ DOST Gökçe Gökçe- İMZALI VİDEO İLE SİZLERİN BEĞENİSİNE SUNUYORUZ.. YÜREĞİMDEN GEÇEREK KAĞIDA DÖKÜLEN DUYGULARIM SİZLERİN YÜREĞİNE ULAŞIYORSA VE KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ BÜYÜK BİR DUYGU SELİNE DÖNÜŞÜYORSA NE MUTLU BİZE..

SEVGİLERİMLE,
FUNDA DİKMEN

















   BEN.. DAĞLAR KIZI REYHAN;

   SİZ, SEVGİLİ DOSTLARIMLA UZUN ZAMANDIR ANILARIMI YA DA GÜNCEL YAŞADIKLARIMI PAYLAŞMADIM,PAYLAŞAMADIM. SAKIN YANLIŞ ANLAMAYIN NE OLUR, HAYATIMDA BENİM İSTEĞİM DIŞINDA GELİŞEN BAZI OLAYLAR NEDENİYLE ÇOK ÜZÜNTÜLÜ GÜNLER GEÇİRDİM. DUYGULARINI EN UÇLARDA YAŞAYAN BİRİSİ OLARAK, KENDİMİ TOPARLAMAM DA BİRAZ UZUN SÜRÜYOR TABİİ Kİ. HALİ HAZIRDA "DOKUNSALAR AĞLAYACAK" DENİR YA.. İŞTE ÖYLEYİM.
   GEÇEN SENENİN SON BAHARINDA, DÖRT AYLIK BİR SÜREÇTE, DÜNYANIN EN GÜZEL DUYGUSU "ANNEANNE" LİĞİ BANA YAŞATAN CANIM TORUNUM "YAKIŞIKLIM-BERK"İ KAYBETTİKTEN SONRA ZAMAN EN İYİ İLAÇ DİYEREK ACILARLA YAŞAMAYI ÖĞRENDİM. BU SENE DE SONBAHAR; "BENİ HİÇ YORMAYIN,GEÇEN SENENİN ALTINA DEN DEN KOYUN" DEDİ.
BERK'İN GÜZEL ANNESİ VE YAKIŞIKLI BABASI YAKLAŞIK YİRMİ SENELİK BERABERLİKLERİNİ BİTİRMEYE KARAR VERDİLER. HER ŞEYİN BİR İLKİ VARDIR MUTLAKA AMA FARKLI FARKLIDIR, ACININ ÜZERİNE ACI OLUNCA DAYANMASIDA O KADAR BİR ACI OLUYORMUŞ. SEZEN AKSU'NUN DEDİĞİ GİBİ"HER AYRILIK BİR VURGUN, DEĞMEYİN YAŞLARIMA.. ÇİÇEKLERİM DÖKÜLÜR HER MEVSİM, SONRA YENİDEN AÇAR" TÜM AYRILANLARIN ÇİÇEKLERİNİN YENİDEN AÇMASINI GÖNÜLDEN DİLİYORUM.


HAYATTA HER ŞEY OLDUĞU GİBİ AYRILIKLAR DA OLACAK TABİİ.."BU BENİM BAŞIMA GELMEZ" SÖZÜNE NE KADAR HAZIRLIKLI OLSAK DA, GELDİĞİNDE SANKİ BÖYLE BİR ŞEY DUYMAMIŞIZ, BAŞKALARINA TALKIM VERİRKEN İYİYDİ DER GİBİ NİYE ŞAŞIRIP KALIYORUZ BİLMEM..! AMA ŞUNU ÖĞRENDİM; ACILAR İNSANI DAHA DA OLGUNLAŞTIRIYOR, TECRÜBE KAZANDIRIYOR.
   "LAST MOMENTS OF LOVE" BU MÜZİĞİ DİNLERKEN YÜREĞİMİ; ARD ARDA YAĞAN YAĞMURLARDAN TAŞIYAMAYACAĞI KADAR SUYLA DOLMUŞ, BİR AN ÖNCE KAPAKLARININ AÇILIP SALIVERİLMEYİ BEKLEYEN "BARAJ GÖLÜ" NE BENZETTİM.. BÜYÜK BİR HEYECANLA VE GÖZ YAŞLARIMIN REFAKATİNDE SALIVERDİM DUYGULARIMI, COŞKUN AKAN IRMAKLARDAN ÖZGÜR DENİZLERE KAVUŞMA MİSALİ..
   NE SONBAHAR SUÇLU, NE SUYU HAPSEDEN BARAJ GÖLÜ NE DE BARAJI TAŞIYABİLECEĞİNDEN FAZLA SUYLA DOLDURAN YAĞMUR.. 

HER BİRİNİ İNSAN OLARAK DÜŞÜNÜRSEK EĞER; YAŞANMASI GEREKİYORMUŞ DİYEREK KABULLENİP, SUÇLU ARAMAMAK EN İYİSİ GALİBA..
   SONBAHARIN; BİR YARGIÇ EDASIYLA HAKLARINDA TEK TEK HÜKÜM VERİP AĞAÇLARI TERK ETME CEZASINA ÇARPTIRDIĞI, KURUMUŞ SARARMIŞ BİR HALDE DALIYLA VEDALAŞARAK, RÜZGARLARIN HANGİ DİYARLARA SAVURACAĞINI BİLMEDEN TOPRAĞA DÖKÜLEN YAPRAKLARIN ARASINDAN.. YANİ SAKLANDIĞI YERDEN ÇIKTI DAĞLAR KIZI.. 

   SUÇLU YAPRAKLAR MI? YOKSA, ACIMASIZ MI SONBAHAR..
EĞER BU HAYAT YARIŞINDA DAHA YAŞAYACAK ÖMRÜM VAR İSE, SONBAHARLARA "PAS" DEME HAKKIMI KULLANIYORUM..
 

YENİDEN BULUŞTUĞUMUZA BEN ÇOK SEVİNDİM, UMARIM SİZLER DE AYNI DUYGUYU HİSSEDİYORSUNUZDUR.

DAĞLAR KIZI REYHAN













22 Kasım 2013 Cuma

Damak Tadı..




04.11.2013

*BU TARİF AHMET ABİ' DEN*

TUZDA BALIK

GEREKLİ MALZEMELER :

  • 2 yumurta akı
  • 2-4 kilo iri taneli deniz tuzu (balığınızın büyüklüğüne bağlı)
  • 1 tane deniz Levreği (1-1,5 kg) veya,
  • 1 tane çupra ( 1- 1,5 kg )
  • Çupra için 3 dal Rossmarin, yani biberiye (kuşdili)
  • Levrek olursa, 12 Defne yaprağı ve 1 demet maydanoz 
  • 1 portakal
YAPILIŞI : Ocağımızı 200 dereceye getirelim. Büyük bir derin kap içinde yumurta akımızı köpük haline gelene kadar çırpalım. İki kaşık su koyarak tuzumuzu ve yumurta akımızı ellerimizle ovarak tamamen yedirelim.
(Levreğimiz var ise kırılmış defne yapraklarını da karıştıralım )
Kağıdımızın üzerine "başparmak" kalınlığında ve balığımızın genişliği kadar tuz yayalım. Balığımızı yıkayalım ve her yerini kağıt havlu ile kurulayalım.
LEVREĞİMİZ var ise, maydanozun 3/1 ni tuzun üzerine koyalım. Portakalımızı ince dilimlere keselim ve maydanoz ile beraber karnına koyalım, (fakat dikkat edelim çok kabarmasın ve içine tuz girmesin) ve kapatalım. Balığımızı tuzun üzerine koyalım. Fırça ile üzerine zeytin yağı sürelim. Bir iki maydanoz koyalım ve geri kalan tuzumuzu sıkı sıkıya üzerine koyalım. Her yeri kapanmalı ve hiç bir delik kalmamalı.
ÇUPRAMIZ var ise, (kafası, kuyruğu yerinde ve pulları kazınmasın) bir dal biberiye karnına koyalım, tuzun üzerine yatıralım ve zeytin yağı ile fırçalayalım, diğer biberiye dalını üzerine koyalım ve sıkı sıkıya diğer tuz ile kaplayalım.
200 derecedeki fırınımızın tam orta kısmına itelim ve yaklaşık olarak 45 ile 50 dakika pişirelim
(Balık kalınlığı 1 cm X 10 dakika yani balık 2 cm kalın ise 20 dakika, balık 5 cm kalın ise 50 dakika)
Çıkardığınızda, göreceksiniz ki tuz beton gibi olmuştur. Lütfen tam kenar köşeden kırarak kapağı kaldıralım ve servis için tuz değdirmeden yine kapak misali derisini kaldıralım.. Afiyet olsun..












18 Kasım 2013 Pazartesi





Sana "Siz" derken saygımı, "Biz" derken aşkımı kastettim.. Ben anlattım ama Sen anlamadın..
Funda Dikmen

Ruhu olmayan aşk, hiçbir kalbe sığmaz..
Funda Dikmen
Sensiz geçen her gecenin sabahında, seni özlemekten yorgun düşerdi yüreğim..
Funda Dikmen


Ben hala aynıyım..
Bıraktığın!!! Gibiyim..
Funda Dikmen


Suskunluğum asaletimdendir, yorgunluğum merhametimden..
Funda Dikmen
 


Hayatın kendisi mucizeyken bizlere mucizeler sunmaması mümkün mü?
Funda Dikmen 












15 Kasım 2013 Cuma






Genellikle seni düşünürken buluyorum kendimi,
Yüzümde hafif bir tebessüm beliriyor..
Sonra, uzaklara dalıyor gözlerim
Yokluğun belirginleşiyor..
İçimde hüznün artarken
Yavaş yavaş hayalin kayboluyor..
Odam sensizleşiyor
Ve ben,
Çok üşüyorum..

Funda Dikmen









6 Kasım 2013 Çarşamba







Yaprakların dökülmesi bir son değil ki..
Asıl şimdi başlıyor görevleri..
Sarıya boyayacaklar, 
Hem sonbaharı,
Hem gündüzü,
Hem de geceyi..

Funda Dikmen












5 Kasım 2013 Salı






BEN SANA AŞIK OLDUM

Bana ilk defa sarıldığın günü anımsadım,
Gece miydi??
Ya da ben öyle olsun istediğimden..
Kilitledim gözlerimi gözlerinin zindanlarına,
Anahtarını;
Yüreğinin dipsiz kuyularına attım..
Sen doldura dur sevgi kadehlerini peş peşe,
Sarhoş muyum??
Ben içtikçe sevgiden, günüm sarhoş gecem sarhoş..
Dudakların bassın mührünü ellerime, tenime,
Küçük bir buse hatırlanır, şarap tadında nahoş...
Kokun mu??
Sen kokuyorsun, bana özel burcu burcu,
Ben seni öyle sevdim bir tanem, müebbetim,
Müebbet, olamam gönlünden taburcu...
HASRET oldu adım, yanında sevgiler,
Topladıkça sepet sepet..
Ben sana aşık oldum bir tanem,
Bulamadım ne bir neden ne bir sebep...
Bu ilk değil son olacak kara sevdam,
Ömrümün kalanı sanadır sana "SON SEVDAM"


Dağlar Kızı Reyhan




********************************************************************




ALİCE HARİKALAR DİYARINDA

    Niye böyle bir başlık attım... Hayatımda çok değer verdiğim, hepinizin yazılarımdan da gıyaben tanıdığınız, komşudan öte benim canım manevi ablam ENGİN ABLA' yı, hikayede ki ALİCE'e çok benzetiyorum. Onunla birlikte yaşamak, inanın her günümüzü bir maceraya dönüştürüyor. Ne kadar samimi olursak olalım, yine de kendisinden izin alarak siz sevgili dostlarımla paylaşıyorum anılarımızı.
    Hepiniz hatırlıyorsunuzdur "ALİCE HARİKALAR DİYARINDA" çocuklarımızın en çok severek okuduğu resimli hikaye kitabıydı. Sadece çocuklarımız mı? Kendi adıma söyleyeyim ben çok severdim :)) Bir çoğunuzunda öyle olduğuna inanıyorum.
    Yıllar öncesinde hikayelerde yaşayan ALİCE; yıllar yıllar sonrasında ENGİN ABLA olarak dünyaya gelmiş, iyi ki de gelmiş... Bu yazımı sahurdan sonra balkonda yazıyorum, canım komşumun öksürüğünü duyuyorum; reflüsü var da yemek yeyip yatınca öksürük yapıyor. Kıyamam ona, onu çok seviyorum.
    Ramazandan önce, biricik ablam RUHİŞ, ENGİN abla ve ben DAĞLAR KIZI otele gittik, havuza giriyoruz. Biliyorsunuz havuzların bir tarafı sığ, diğer tarafı derindir. Havuzda o gün çok kalabalık, deniz dalgalı olduğunda herkes havuza hücum ediyor. Sığ tarafta su topu maçı var, su kaydırakları da o tarafta (bu ara da saat 05:44, hava aydınlandı, kuşların ötüşü harika)... 

    Ben önce girdim ki biraz müsaade etsinler de bizim iki sultan rahat geçsinler oradan diye animatör kız NADYA ile konuşuyorum. İnanın iki saniye bile geçmedi bağrışmalara kafamı bir çevirdim bizim ALİCE'i suyun içinden çıkarıyorlar. Başında volanlı şapkası; tabii ıslandığı için, o "ayna ayna var mı? bu dünya da benden güzel" diyen havası sönmüş. Günlük hayatında yeni gözlüğünü havuza girerken ise eskisini takar :)) Eski gözlüğünün arkasında korku dolu bakışlarla bakan gözlerini gördüm benim canım komşumun.
    Hani kaş göz arasında denir ya aynen öyle oldu. Ben şaşırmış vaziyette düşünüyorum ne ara oldu bütün bunlar... Hemen yanlarına koştum, ne oldu? dedim. Biraz kendisine geldikten sonra Engin abla olayı önce kısaca bir özetledi, "Ah komşucuğum GİTTİİİİM GELDİM" ben aptallaşmış vaziyette nasıl olsa Engin abla sağ salim diye şükrederek,  Ruhiş'i arıyorum neyse o da iyi ama kulağına su kaçmış söylenip duruyor. İkisi de; çok özür dileyerek ISLANMIŞ SIÇANA dönmüş :))))
    Bire bir görmenizi çok isterdim, bunlar iki yay burçları olarak neredeyse havuza kimseyi sokmayacaklar. Şu anda yazarken bile çok gülüyorum :))) Kimseyi havuza atlattırmıyorlar, yok o su sıçrattı, yok o su sıktı :)) Su sıkıyorlar diye çocukların elindeki su tabancalarını alıyorlar. Engin abla" kulağıma su kaççek sıkmasanız ya".. Ruhiş de"gidin bakayım biraz ileride oynayın" diye havuz da terör estiriyorlar :)) Yakında otelde kimse kalmayacak hatta bu iki yay burcunun yüzünden iflas bayrağını çekecek (Allah korusun)...

    Ben biraz yüzeceğim diyerek uzaklaşıyorum ki beraber olduğumuzu anlamasınlar diye, artık bütün bu olaylardan sonra herkes bizi tanıdı. Allah'tan müşteriler değişiyor, yenileri tanıyana kadar zaman kazanıyoruz. Ramazanda gitmediğimiz için, eski müşterilerden kalanlar olduysa rahat rahat atlayıp zıplıyorlardır.
    Sıcağı sıcağına "GİTTİİİİİM GELDİM" diye kısaca özetleyen Engin abla daha sonra günlerce dinleyeceğimiz, belki bir gün roman olarak yazabileceğim uzunlukta yaşanan olayın aslını ön söz olarak sizlere aktarayım. ALİCE ve RUHİŞ tam kaydırakların oradan geçerlerken arka arkaya kayan çocukların akıbetine uğramışlar. Sanki açık denizde köpek balığının saldırısına uğramış gibi "ayaklarımdan bir şey bana çarptı, gerisini hatırlamıyorum" diyen komşuma BEYAZ IŞIĞI gördün mü? diye sordum. Cevap "beyaz ışığa benzer bir şey gördüm" hani pek emin de değil :))))
    Geçirdiğimiz bunca olaydan sonra akşam üzeri benim de katıldığım RUMBA dansı herkesi keyiflendirdi. El çırparak eşlik eden ve beni çok sevdiği için ne yapsam beğenen Engin abla"en güzel sen yaptın sarı kuşum" diyerek beni onore etti . Ruhiş resmimizi çekmiş, gördüğünüz gibi her şeyimi sizlerle de paylaşıyorum sevgili dostlarım. ALİCE HARİKALAR DİYARINDA, başka bir hikayede buluşmak dileğiyle sizlere şimdilik hoşça kalın, sevgiyle kalın diyorum. Umarım yüzünüzde bir tebessümün nedeni de ben olmuşumdur.


DAĞLAR KIZI REYHAN














4 Kasım 2013 Pazartesi

Damak Tadı..




11.09.2013

*BU TARİF CANIM ARKADAŞIM ZUHAL VAROL'DAN*

FINDIKLI KURABİYE

GEREKLİ MALZEMELER :
  • 200 gr. fındık
  • 1 paket margarin
  • 1 tatlı kaşığı sıvı yağ
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 tatlı kaşığı pudra şekeri
  • un
ÜZERİ İÇİN:
  • 3 yemek kaşığı pudra şekeri
  • 3 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 yemek kaşığı tarçın
YAPILIŞI : Önce fındıkları rondodan geçirip toz haline getirelim. Daha sonra bir kabın içinde tüm malzemeleri karıştırıp yoğuralım. Yuvarladığımız kurabiyeleri 180 derecede 20 dakika pişirelim. Çıktıktan 5 dakika sonra kurabiyeleri; pudra şekeri, toz şeker ve tarçından oluşan karışıma bulayın. Afiyet olsun..




*********************************************************************





11.07.2013

*BU TARİF CANIM ARKADAŞIM DENİZ YAZICI'DAN*

YOĞURTLU PATLICAN SALATASI

GEREKLİ MALZEMELER :
  • 5 adet çekirdeksiz patlıcan
  • 5 diş sarımsak (damak tadına göre değişir)
  • yoğurt
YAPILIŞI : Önce patlıcanları közleyelim. Daha sonra kabuklarını soyup küp küp doğrayalım. Bir kabın içinde yoğurdu karıştırıp içine tuz ve dövülmüş sarımsakları ekleyelim. İçine patlıcanları da ekleyip servise hazırlayalım. Patates salatasıyla çok iyi ikili oluyorlar. Afiyet olsun..














































*******************************************************************



10.07.2013

*BU TARİF CANIM ARKADAŞIM DENİZ YAZICI'DAN*

TUZLU KURUPASTA

GEREKLİ MALZEMELER :
  • 1 paket margarin (oda sıcaklığında bekletilmiş olacak)
  • 2 yemek kaşığı salça
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 yumurta
  • 5 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • üzeri için yumurta sarısı ve çörek otu
YAPILIŞI : Bir kabın içine önce margarin, yumurta, yoğurt ve salçayı alıp karıştıralım. Daha sonra un, tuz ve kabartma tozunu ekleyip yoğuralım. Hamuru merdaneyle açıp kalıpla şekil verelim. Üzerlerine yumurta sarısı sürüp çörek otuyla süsleyelim. Ortalama 180 derecede pişirelim. Afiyet olsun..
Canım arkadaşım Denizciğim benim için kelebek şeklinde yapmış :)



*****************************************************************




06.07.2013

*BU TARİF CANIM ARKADAŞIM ZUHAL VAROL'DAN*

 KURUPASTA

GEREKLİ MALZEMELER :
  • 175 gr. margarin (oda sıcaklığında bekletilmiş olacak)
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 çay bardağı süt
  • 2 çorba kaşığı yoğurt
  • 2 çorba kaşığı şeker
  • 4 su bardağı un (kurabiye hamuru kıvamında olacak)
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı mahlep
  • 1 tatlı kaşığı sirke
  • 1 yumurta sarısı
YAPILIŞI :Bütün malzemeleri bir kabın içine alıp yoğuralım. Kurabiye hamuru kıvamına gelince değişik kalıplarla şekil verelim. Fırında 150 derecede pembeleşinceye kadar pişirelim. Afiyet olsun..








































30 Ekim 2013 Çarşamba




BENİM DÜNYAM


    Ben önce bir insanım sonra bireyim. Ama hayatım boyunca aldığım ve alacağım sıfatlarımla aslında kocaman bir dünyayım.
    İlk doğduğumda canım annemin ve canım babamın biricik kızlarıydım. Nasıl güzel bir duygudur evlat olmak bir ailenin parçası olmak, öyle değil mi? Evlattım, torundum, yeğendim ooo çok keyifliydi her şey. Yediğim önümde yemediğim arkamdaydı. Teyzem, halam, dayılarım, amcalarım vardı ve ben hepsinin ilk gözağrısıydım.
    Sonra kardeşim Oya oldu ve abla oldum. Büyümüştüm artık ablaydım sorumluluklarım artmıştı. Onunla ilgili her şeyi çok önemsiyordum. Oya artık benimdi. Çok güzeldir abla olmak. En önemlisi kardeş olmaktır. Sımsıcaktır ve müthiş keyiflidir.
    Beş sene sonra Okan doğdu ve ikinci kez abla oldum. Hem kız kardeşim hem erkek kardeşim vardı artık. İkisinin de her şeyiyle ilgileniyordum. Bundan büyük keyif alıyordum. Abla olmak insanın öz güvenini arttırıyor ve kendini çok güçlü hissediyorsun.
    Sonra kuzen oldum, büyüdükçe arkadaş oldum, öğrenci oldum. Okul yılları bitti iş hayatına atıldım çalışan oldum.
    Zeki Dikmen'le tanıştım aşık oldum :) Onun eşi oldum. Funda Palabıyık iken Funda Dikmen oldum. Artık bambaşka bir dünyaya geçmiştim. Biraz önce saydığım sıfatlara yeni ve zor bir sıfat eklenmişti. Eş olmak; hem çalışıp hem evinin kadını olmak..
    Çok istememe rağmen anne olamadım. Ama sıfatlarım bitmedi tabii ki.. Yenge olmuştum. Kendimi; bir sürü küçük güzel gözü bana bakarken bulmuştum. Hepsinin minik yüreklerine girmeyi başarmıştım. Onlar için sadece yenge değildim artık. Hem anneleri hem ablaları hem arkadaşları arada da yengeleriydim.
    Altı sene önce teyze oldum. Artık Nehir'in teyzesiydim :) Nasıl güzel bir duygu. Teyze anne yarısı demektir ya gerçekten de öyle. Benim teyzemle ilişkim özeldir ve hala da aramızdaki bağ farklıdır. Şimdi bizim Nehir'le ilişkimiz de öyle onun için anne yarısıyım ve onu çok seviyorum. Nehir'in kardeşi olacak şimdi yolda :) İkinci kez teyze olacağım Allah'ın izniyle..
    Altı ay önce hala oldum :) Burak'ın halasıyım artık. Nasıl dolduruyor insanın ağzını söylerken. Gururla, keyifle ve sevgiyle söylüyorum ben Burak'ın halasıyım diyorum. Onları çok seviyorum..
    Hayatım boyunca bir de hep dost oldum. Birlikte ne çok şeyin yapılabileceğini öğrendiğim dostlarım oldu ve bu dostlara yenileri eklendi.
    Yaşadığım sürece bu sıfatlar bitmeyecek. Aldıklarıma yeni sıfatlar eklenecek. Ben çok mutluyum bu durumdan. Kendimi çok zengin hissediyorum. Benim kocaman bir dünyam var diyebiliyorum. İyi ki varsınız, hepinize çok teşekkür ediyorum ve sizleri çok seviyorum..

Sevgilerimle,
Funda Dikmen























Aslında bilirsin uçurumun kenarında olduğunu..
Bir adım daha atarsan düşeceğini bilirsin..
Çaresizce beklersin..
Sessizce korkarsın..
Kıpırdayamazsın..
İşte bu yüzden de h
ayatı hep,
Ölüme bir adım kala yaşarsın..

Funda Dikmen